" alt="">
Anasayfa Gülistan Albayrak ile EFG’de mühendislik süreçleri

Gülistan Albayrak ile EFG’de mühendislik süreçleri

21 Mayıs 2026
Kaydır ve Keşfet

EFG Elektrik Makine Mühendisi Gülistan Albayrak, ürün geliştirme süreçlerinin müşteri ihtiyaçları ve sektör gereklilikleri doğrultusunda başladığını belirterek, sahadan gelen geri bildirimlerin ürünlerin güvenliği ve uzun ömürlülüğünün geliştirilmesinde önemli rol oynadığını söyledi. Albayrak, SF6 gazının kullanımına alternatif teknolojilere yönelik çalışmaların da sürdüğünü ifade etti.

EFG Elektrik Makine Mühendisi Gülistan Albayrak, elektrik sektöründe ürün geliştirme süreçlerinin müşteri ihtiyaçları ve sektör gerekliliklerinden hareketle şekillendiğini anlattı. Albayrak, tasarım aşamasından üretilebilirliğe, saha performansından güvenliğe kadar birçok kriterin eş zamanlı değerlendirildiğini söyledi.

Harran Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü mezunu olan ve 2020 yılından bu yana EFG Elektrik’te makine mühendisi olarak görev yapan Albayrak, mühendislik süreçlerinin fikir aşamasından itibaren üretilebilirlik ve saha koşullarıyla birlikte ele alındığını ifade etti.

ÜRÜN GELİŞTİRME MÜŞTERİ İHTİYACIYLA BAŞLIYOR

EFG Elektrik’te bir ürün fikrinin ortaya çıkmasının ardından mühendislik sürecinin müşteri ihtiyacı ve sektör gereklilikleri doğrultusunda başladığını belirten Albayrak, ilk aşamada tasarım çalışmalarının yürütüldüğünü, ardından ürünün üretilebilirliğinin değerlendirildiğini söyledi.

Tasarım ve üretilebilirliğin birbirinden bağımsız düşünülemeyeceğini vurgulayan Albayrak, mühendislerin bir yandan sahadaki ihtiyaçları, diğer yandan imalat koşullarını dikkate alarak tasarım geliştirdiğini ifade etti.

Albayrak, “Biz hem sahayı düşünüp hem üretilebilirliğini düşünüp ondan sonra tasarımı yapmak zorundayız. Bu tasarım da ihtiyaca cevap vermek zorunda” dedi.

SAHA VERİLERİ ÜRÜNLERİN GELİŞİMİNDE BELİRLEYİCİ

Ürün geliştirme süreçlerinde sahadan gelen geri bildirimlerin kritik öneme sahip olduğunu belirten Albayrak, saha verilerinin ürünlerde yapılacak revizyonların temel girdilerinden biri olduğunu söyledi.

Ürünlerin gerçek çalışma koşullarındaki performansının mühendislik açısından vazgeçilmez bir veri olduğunu ifade eden Albayrak, sahadan gelen geri bildirimler doğrultusunda ürünlerde gerekli değişikliklerin yapıldığını ve olası arızaların önceden öngörülmeye çalışıldığını aktardı.

Albayrak, bu yaklaşımın ürünlerin daha güvenli ve uzun ömürlü hale getirilmesine katkı sağladığını belirtti.

TASARIM KADAR ÜRETİLEBİLİRLİK DE ÖNEMLİ

Mühendislik süreçlerinin en zor taraflarından birinin tasarım ile üretilebilirliği aynı anda değerlendirmek olduğunu dile getiren Albayrak, bazı tasarımların teknik açıdan mümkün olsa bile imalat ve saha koşulları açısından yeniden ele alınabildiğini söyledi.

Tasarım aşamasında zaman zaman oldukça iddialı fikirlerin ortaya çıkabildiğini belirten Albayrak, ancak üretim ve saha koşullarıyla uyumlu olmayan tasarımlardan vazgeçilebildiğini ifade etti.

ANAHTARLAMA ÜRÜNLERİNDE HATA PAYI KRİTİK

Anahtarlama ürünlerinin insan hayatını doğrudan etkileyebilecek sistemler olduğunu vurgulayan Albayrak, bu nedenle mühendislik süreçlerinde hata paylarının son derece kritik olduğunu söyledi.

Ürünlerde yapılabilecek küçük bir hatanın sahada çalışan personelin güvenliğini, iş gücünü ve maddi-manevi kayıpları etkileyebileceğine dikkat çeken Albayrak, bu nedenle bazı noktalarda çok düşük toleranslarla çalışıldığını belirtti.

Albayrak, “İnsan hayatına direkt müdahale eden bir ürünle aslında muhatabız. Bir üründe yapılabilecek en ufak bir hata insan hayatını etkiliyor” ifadelerini kullandı.

İMALATLA MÜHENDİSLİK ARASINDA SÜREKLİ KOORDİNASYON

Mühendislik ve imalat ekipleri arasında seri üretim sırasında farklı görüşlerin ortaya çıkmasının doğal olduğunu belirten Albayrak, bu farklılıkların ürünün geliştirilmesi için değerlendirildiğini söyledi.

İmalat ve mühendislik ekiplerinin ürünün nasıl daha uzun ömürlü ve standartlara uygun hale getirilebileceği konusunda birlikte çalıştığını aktaran Albayrak, süreçte ortaya çıkan görüş ayrılıklarının ortak bir çözüm doğrultusunda değerlendirildiğini ifade etti.

“REKABETİMİZ KENDİMİZLE”

EFG Elektrik’teki çalışma kültürünün sürekli gelişim ve yenilikçilik üzerine kurulu olduğunu belirten Albayrak, şirket içerisinde her gün yeni ürünler ve yeni fikirler üzerinde çalışıldığını söyledi.

Dünya piyasalarının yakından takip edildiğini ifade eden Albayrak, hedeflerinin mevcut gelişmeleri takip etmenin yanı sıra küresel pazara katkı sunabilecek çalışmalar ortaya koymak olduğunu dile getirdi.

Albayrak, “Bizim aslında rekabetimiz kendimizle. Her gün yeni gelişmeler oluyor. Her gün yeni ürünler tasarlıyoruz ve yeni düşünceler ortaya atıyoruz” diye konuştu.

SF6 KULLANIMINA ALTERNATİF TEKNOLOJİLER GÜNDEMDE

Elektrik sektöründe SF6 gazının kullanımına yönelik dönüşümün de gündemde olduğunu belirten Albayrak, EFG Elektrik’in bu alandaki teknolojik gelişmeleri yakından takip ettiğini söyledi.

Avrupa’daki uygulamalara dikkat çeken Albayrak, Türkiye’deki dönüşüm sürecine yönelik çalışmaların da sürdüğünü belirterek, SF6 kullanımına alternatif teknolojiler üzerinde çalıştıklarını ifade etti.

GENÇ MÜHENDİSLERE SAHA VE ANALİTİK DÜŞÜNME ÖNERİSİ

Makine mühendisliği alanında kariyer yapmak isteyen gençlere de tavsiyelerde bulunan Albayrak, mühendisliğin yalnızca teknik bilgilerden ibaret olmadığını söyledi.

İyi bir mühendisin sahayı tanıması, analitik düşünme becerisine sahip olması ve insanlarla etkili iletişim kurabilmesi gerektiğini belirten Albayrak, teknik bilgi ile saha deneyiminin birlikte değerlendirilmesinin önemine dikkat çekti.

Kendisinin de EFG Elektrik’e başladığında elektrik alanında uzman olmadığını belirten Albayrak, şirket içerisinde verilen eğitimlerin mühendislerin farklı alanlarda gelişmesine katkı sağladığını söyledi.

Albayrak, EFG Elektrik’in yeni çalışanlara ve mühendislere eğitim ve gelişim imkânları sunduğunu belirterek, farklı alanlarda bilgi edinmeleri ve kendilerini geliştirmeleri için fırsatlar sağlandığını ifade etti.

Videoyu İzlemek İçin Tıklayınız

İletişim Formu